Ara

Cansu Fırıncı

…öyleyse yalnızlığımızı birleştirmeyi öneriyorum.

“ ‘Şiirözü’ diye nitelediğim kitapları yazarken, bir kez daha ve derinlemesine anladım ki, özüne ulaşabilene, başta şiir, tüm dallarıyla sanat bir definedir; düş, duygu, bilgi, sezgi, kültür definesi.” Nihat Behram

Reklamlar

“Nâzım Hikmet’in bir banka tekelinin elinde olmasını kabul etmemiz mümkün değil”

Moda’da bir pasajda 4 yıldır tiyatro üreten Alt Kat Sanat, yeni sezona iki yeni oyunla merhaba diyor. Biri Nâzım Hikmet’in masalı Sevdalı Bulut, diğeri farsa kaçan yönleriyle bir politik kara komedi olan Mutlu Aile Fotoğrafımızın Perde Arkası. Yeni oyunları vesilesiyle alternatif salonlarda tiyatroyu da konuşuyoruz Alt Kat Sanat ekibinin gediklisi Nevzat Süs’le.

Tiyatro, Hıyar ve Faşizm üzerine…

Tek bir muhalif tiyatrocu kalmasa bile, hatta tiyatrocuların hepsi zabıta yapılsa bile tiyatro ele geçirilemez çünkü tiyatronun kendisidir muhalif olan. Soruyorum bir kez daha Carl Valentin Valentin, tiyatroyu ele geçirmek kime nasip olmuştur, Hitler’e mi?

Bu Oyunda İş Dünyası Yargılanıyor!

Oyun boyunca iş dünyasının ve onun kirli ilişkilerinin yanı sıra beyaz yakalılık kavramının, sınıf atlama özleminin, kısa yoldan köşeyi dönmeciliğin, kişiyi kapitalizme bağlayan tüketim kültürünün, marka bağımlılığının da sanık kürsüsüne çıkarıldığına tanık oluyoruz. Kısacası Yücel Tuzak olarak geçen oyun karakterinin ismi rahatlıkla Ali Ağaoğlu da olabilirdi!

Şenlik Başladı Böylece…

Fiziksel Tiyatro'dan klasik yazarların oyunlarına, klasik anlamıyla tiyatro salonlarından, 'butik', deneysel mekanlara kadar pek çok farklı tiyatro tarzını 9 gün boyunca seyircisi ile buluşturacak festivalin her oyunu ilgiyi hak ediyor ve içinden geçtiğimiz şu günlerde 'bulunmaz nimet'... AYKIRI AKADEMİ -... Continue Reading →

“Tiyatroyu Taksim’e çeviren oyun!”

    Kemal Kocatürk Tiyatro Kumpanyası'nda rüya gibi bir kadroyu bir araya getirdi. Ahmet Say yazdı, Yücel Erten oyunlaştırdı ve yönetti, Fazıl Say besteledi, Kemal Kocatürk her biri birbirinden yetenekli oyuncu kadrosuyla birlikte oynadı. Türkiye'de din ve tüccar kavramlarıyla kendini... Continue Reading →

Boyun Eğmeyen Hayyam

Haramilerin saltanatını yıkacağız! Eğer öyle diyorsak, Hayyam'ı, bir karanlık çağda yobazların bir türlü boğamadığı bu ışığı avuçlarımızda taşıyacağız! O çağ karanlık da biz apaydınlık bir çağda mı yaşıyoruz? Pek çoğumuzun sadece rubaileri ile tanıdığı ama aslında dünyanın en önemli bilim... Continue Reading →

Ay, vallahi devrim oluyo!

    Ağaçları keserler, ondan kibrit yaparlar. Sonra o kibritler ağacları yakarlar. Bazen de bir oteli... Zaman aşar bazen insanlığı... Ağaçlar bazen katilini içinden çıkartırlar. Oysa ne bilsindi insan, ağacın da bir hafızası var. Ne bilsindi Nâzım da bir ağaç,... Continue Reading →

Böyle hapishane “dostlar” başına!

Ülkenin bütün tiyatrolarını kapasan da tiyatro yapılacak! Biri, hem de yaşı yetmişi geçmiş iken, bir handan bir tiyatro salonu yaratacak. Öyle çocuklara falan kalır diye değil, yaşamak, yani tiyatro aşkı ağır bastığından. Üstelik "babasının malı" olduğu ve punduna getirip yerine... Continue Reading →

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑